• https://www.facebook.com/groups/283135492088090/?fref=ts
PROJELER
Site Haritası

Çocuğumun Okula Uyum SÜreci

ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOR. UYUM SÜRECİNİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN NE YAPMALIYIM?

      Okula başlamak hem çocuk için hem aile için büyük bir yeniliktir. Çocuk için; okul, alıştığı ve kendini güvende hissettiği aile ortamından yeni bir  ortama atılan büyük bir adımdır. Yeni öğretmen,  yeni arkadaşlar, yeni kurallar, yerine getirilmesi gereken bir dizi  görevler, yeni bir sosyal çevre… Bütün bu yenilik ve değişime uyum; çocuğun belli bir zihinsel, duygusal, sosyal olgunluğa erişmesi ile mümkündür. Olgunluk seviyesi bireysel farklılık gösterse de ortalama olarak 48 aylık bir çocuğun anaokuluna; 72 aylık bir çocuk için ilkokula başlama yaşı ideal bir yaştır. Bu yaşla birlikte çocuk, aile sisteminin dışına çıkıp okul sisteminin içine girer. Evden ilk defa saatlerce ayrı kalmak; sadece çocuk için değil aynı zamanda anne ve babalar için kaygı verici bir durumdur. Bu ayrılık ebeveynlerin zihinlerinde bir dizi soruyu da barındırır: Okulda çocuğum mutlu olur mu? Öğretmenini sevecek mi? Öğretmeni onu sever mi? İhtiyacı olduğunda söyleyebilir mi? Okulda kaybolur mu? Çocuğumu tuvalete kim götürecek? Çocuğum tuvaleti kullanabilecek mi? Yemek yer mi? Okuma yazmayı öğrenecek mi? Öğretmen nasıl bir öğretmen? Belirsizlik çocukta, anne ve babada kaygıyı artırır. Yaşanan okul kaygısı sadece çocuğun yaşadığı kaygı değildir. Anne ve  baba da kaygı yaşar. Hatta anne babanın yaşadığı kaygı çocuğa da bulaşır.

  Çocuk için girdiği farklı fiziksel ortam(okul, yuva), ilk defa gördüğü tanıştığı arkadaşları ve yeni bir öğretmenle birlikte yeni bir çevre tedirgin edicidir. Bu dönemde çocuk okulun ilk günleri ağlayabilir anneyi yanında görmek isteyebilir. Bu durum gayet normal bir durumdur. Hepimiz ilk girdiğimiz ortamda bir miktar tedirgin oluruz. Sayın anne ve babalar,  ilk hafta çocuklarınızın okulda ağlamalarından endişelenmeyin. Onların bu kaygıları ile baş etmesi için fırsat verin. Kaygısını kısa sürede aşan çocuğun özgüveni de artar. Okulun ilk haftası çocuğu alıp psikoloğa götürmek, çocuğa yaşadığı sorunla başetmesi için fırsat vermemek anlamına gelir. Peki, okula uyum sürecinin sağlanması için anne babalar ne yapmalı?

Çocukla okul hakkında sohbet edin ve okulu tanıtın. Okulu birlikte gezip okulun tuvaletini, kantinini, yemekhanesini gösterin.

Okul alışverişine birlikte çıkın. Kalem, silgi gibi kırtasiye malzemelerini kendisinin seçmesine fırsat verin. Seçim yapma özgürlüğüne sahip olduğunu hissetsin.

Öğretmene hediye almak ya da çiçek almak öğretmenle arasındaki bağı güçlendirir.

Anne baba çocuğa karşı sabırlı olmalı. Çocuğun yaşadığı endişenin normal olduğunu bilmeli ve çocuk okulla ilgili konuşurken çocuğa kendisini daha çok ifade etmesini sağlayacak sorular sormalı.

Çocuk okula gitmek istemediğinde anne baba okula devam konusunda kararlı olmalı, anne baba arasında yaşanan ikilem çocuğun okula alışmasını zorlaştırır.

Çocuk yuvada ya da okulda kendini iyi hissettiği halde evde okula gitmek istemiyorum, demesi sık rastlanan bir durumdur. Bu durumda çocukla çok tartışmayın. Direnişini makul görün, bu konuyla ilgili uzun açıklamalarda bulunmayın. Daha çok dikkatini okulda yaşadığı olumlu deneyimlere çekin.

Anneye ya da babaya ait kişisel bir nesnenin ( fotoğraf, anahtarlık, uğurlar, başörtüsü, fular) çocuğa sevginin sembolü olarak verilmesi çocuğa güven verir. Örneğin anne: “Sana takmayı çok sevdiğim fularımı ödünç vereceğim. Fuların özel bir anlamı olacak. Sana olan sevgimi içinde barındırıp benim bir parçam olarak sana  okulda ya da yuvada eşlik edecek. Bak şöyle yapacağız: Sen okula gitmeden önce ben  fuları alıp sıkıca kalbimin üstüne bastıracağım, sonra bir kez öperek üstüne sevgimi üfleyip onu sana vereceğim ve ardından seni yanağından öpeceğim. İçinde sana olan sevgimi barındıran fuları cebine koyacaksın. Kalbin ne zaman sıkışacak ve beni özleyecek olursa fulara dokunarak yakınında olduğumu duyumsayacak ve sevgimin sıcaklığını hissedeceksin. Yani önemli bir parçamı yanında taşıdığın için bensiz kalmayacaksın.”  Siz de çocuğunuzun korkuları ile mücadelesinde destek aracı olarak bu tür küçük oyunlara yer verin.

           Bütün tavsiyeleri uygulamış olmanıza rağmen çocuğunuz okulu reddediyorsa,  bu sorun sizin için aşılması zor ciddi bir sorun haline geldi ise,  çocukta mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, tuvalete gidememe ya da altını ıslatma, tırnak yeme, tik,  yemek itirazı gibi şikayetler başlamışsa, yakın zamanda yaşadığı yas, ailede boşanma, travması mevcutsa, aileye yeni birey katılmışsa, kardeş kıskançlığı mevcutsa bu durumda mutlaka çocuğunuzun çocuk ruh sağlığı alanında çalışan psikiyatrist ya da psikologtan destek almasını sağlayınız.

      Çocuğunuza ve size iyi bir eğitim öğretim yılı dileklerimle…

 

                                                  KLİNİK PSİKOLOG

                                                                                                                        MELEK TURAN

 

 

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam23
Toplam Ziyaret19223